Sunday, June 18, 2006

Azimle defekasyon mermerde perforasyon

Yazmak:

Çoğu kimsenin elini bileğine kadar bile sokmaya cesaret edemediği karanlık ve ürkütücü bilinçaltı balçığına, dipten kum çıkarmak için çırılçıplak komple dalabilmek...

Gözleri soğandan beter yakan anıları yarım ay şeklinde doğrayıp, kızgın metafor yağında pembeleşinceye kadar çevirmek ve içine tuz niyetine bir tutam gözyaşı eklemek...

Yapmadığında nefessiz kalıp boğulacağını hissetmek, yaptığında Kaz Dagları'nda üç hafta oksijen kürü yapmışçasına net, açık ve parlak bir zihne sahip olduğunu farketmek...

Ama en nihayetinde, ruh kabızlığından kurtulma hali yazmak... Yani bir nevi defekasyon.

Bazen, yazmazsam ruh kabızlığından tıkanıp kalacağımı hissediyorum.

Bir keresinde bir arkadaşıma, "Bu kadar şey yüklüyorum içime, ama o kadar birikti ki artık patlamaktan korkuyorum. Dışarı doğru patlarsam, sorun yok... Ama içeri-içime-derinlerime doğru patlarsam kötü olacak, gaz birikmesinden infilak eden çöplük gibi olacağım" demiştim. O da bana "Manyak mısın? İçine patlamak ne demek?! Hayatın içine boşal!!" demişti.

O günden beri yazmak, ruhi boşaltım sistemimin önemli bir parçasını teşkil etmekte. Daha doğrusu, ben bu gerçeği bu muhabbetin ertesinde farkettim. Yazmak, ruh kabızlığından kurtarıyor beni sanırım. İshal olmamaya dikkat ediyorum tabi ki bir yandan da...

Boşaltım sisteminin sıhhati ve ferahlığı için düzenli ve dengeli beslenmek (algı borusunu açık tutarak çeşitli yaratıcı besin kaynaklarından faydalanmak) ve bol posalı yaşamsal deneyimleri iyice sindirmek şart. Gaz atımları da, yani büyük çıkarımdan önce notlar almak, sağa sola birşeyler karalamak da faydalı olabiliyor. Ama tabi ki en mühimi düzenli bir defekasyon işlemi... Sistemi mükemmele eriştiren ve asıl noktayı koyan o!

No comments: