Monday, June 16, 2008

Cihangir'deki Kafka



Bir Cihangir akşamı anektodlarının abuk yansımaları...
Gerçek bir hikayeden esinlenilmiştir, ancak hamamböceği haricindeki tüm kahramanlar kurgudur.

Tabağımda üç kuruşluk köfte
Üstünde sos var şekil olsun diye
Boğazımdan bir türlü geçmiyor
Saymayınca buna 20 ye te le

Cihangir'de bir mekanda
Rakı içiyorum
Smooth caz arka fonda.
Tezatlara alışkın bir bünyeyim ben,
Pazen donum görünüyor,
Sıyrılan Donna Karan ciinimden.

"Sağdaki kız hangi diziden?"
"Bilmem ki"diyorum, "ben dizi izlemem".
Benim evde hep diskavıri açık,
Haz alıyorum ben, makak maymununun mevsimsel göçünden.

Donuma Kadar New York olsam kaç yazar,
Adamlığım saç modelimin karizmasına bakar,
Alfredo soslu köfteme çatal atarken,
Duvarda bir hamamböceği gördüm, nah elim kadar.

"Hey garson", dedim," bu rezalet nedir?"
"Bana çabuk 45 numara bir terlik getir".
Çok hızlı hareket ediyor bu meret,
Diskavıride gördüm, bunlara ne atom bombası etki ediyor,
Ne de Raid.

"Aman efendim, napıyorsunuz?" diyor bir ses.
"Kafka'nın böceğidir bu,
Metaforik bir pet".
"Kafa karışıklığımızla besler,
Derdimizle yemleriz".
"Bunu bizden alırsanız,
Eksik kalır bohem atmosferimiz".

Bırakıyorum terliği elimden,
Böcek çoktan tavana doğru kaçmış zaten.
Kafka okumak lazım diyorum,
Edebiyat bilgim terk ilkokul dörtten.

İşte böyle Cihangir'de buldum ben Kafka'yı,
Artık elimde bir pipo,
Cebimde ise sahaftan aldığım kitap, sarı sayfalı...
Soran olursa "bu bir pipo değildir" diyorum,
Çok ağır Fransız aksanlı.



No comments: