
Gök 7 katsa eğer, bunlar göğe kaçak kat çıkmış bir gruptur kanaatimce.
Göğün yedi buçuğuncu katında ikamet ederler ve bu katta yer alan gizli geçitten bizi geçirerek(burda "Being John Malkovich"e inceden dokunduruyorum) varoluş ile yokoluş arasında yer alan, maddi tüm kaygı ve algılardan arınmış farklı bir boyuta ruhu ışınlarlar. Müzikleri huzur, uyku, sakinlik, İskandinav fyordu dinginliği, koyun yoğurdu bezginliği, intihar öncesi arka fon müziği etkisi falan yaşatmaz. Müziklerine ille bir tat, doku ya da efekt eklenecekse ve bunun grubun İskandinav genleri ile alakası olması gerekiyorsa, yaptıkları müziğe dair en uygun pastoral tanım dev buzul dağlarından kopan parçaların denize düştüğü an olabilir bence. Algılarımızın dışındaki bir soğukta bile erimeyi başarıp, ıssızlığın sessizliğini coşkulu ve ürkütücü bir çatırtıyla bölen bir kütlenin, geldiği yere yani suya karıştığı an...
Sakin ritmleri aniden yaran ürpertici sertlikte gitar riffleri, vokalin uyku-öncesi-masal-anlatan-melek tonundan, hüzünle-ağlayan-kaybeden tonuna keskin geçişi ambale edici.Roskilde 2006'da bu ermiş kuzeylileri canlı izleme şansına erişerek yarattıkları atmosferi, sağımda solumda sessizce ağlayan İskandinavların gözyaşlarında gözlemleme imkanı buldum. Kusursuz müziklerine şahane yedirdikleri ışık efektleri ve çarpıcı görselleri ile beni benden, izleyen herkesi de dünyadan alan bir performans sergilediler. Konser sonunda 90 derecelik açı yapan tüylerimiz, gözlerimizde düşüp düşmemek konusunda kararsız gözyaşları, alkışlamaktan kızaran ellerimiz ve boyutlar arası transferin etkisiyle nerede olduğunu şaşıran bilinçsiz algımızla kalakaldık.
Sigur Ros = Ruhi ışınlama makinası (İzlandaca)
No comments:
Post a Comment